SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFI

SAV; kendini "Bireyin, kitlelerin, toplumsal katman ve sınıfların yaşama aktif bir biçimde katılmasını sağlamaya yönelik bir bilgi taşıyıcısı" olarak tanımlar; toplumda ve üyeleri arasında dayanışma duygu ve bilincinin geliştirilmesine özel bir önem verir.

 
istatistik  

ANASAYFA VAKIF TUSAM ALMANAK MEDYADAN

   

SAV

İletişim:

İstiklal Caddesi  Balo Sokak     Analin Apt.

No: 17/2

Beyoğlu - İstanbul

t: 212 292 5585
f: 212 292 5586

merhaba@sav.org.tr

 Üyelik Ödentileri ve Bağış için 
Banka Hesap No: 

İş Bankası 
Galatasaray Şubesi
806475

 
 
 

 YİNE YENİ BİR BAŞLANGIÇ: SELAMLIYORUZ!

SAV olarak, yeni bir projenin ilk ürününü verdiğini duyurmanın sevincini taşıyoruz.

GENÇ SOSYAL BİLİM FORUMU AGORA, iki ayda bir yayımlanacak.

AGORA'da gençler; sosyal bilimlerle ilgili her alanda, bilimsel bir tutarlılık ve disiplin içerisinde yazacaklar ve aynı gereksinimi duyan gençler için bir forum platformu organize etmeye çalışacaklar.

Ve SAV, bu projenin başarıya ulaşması için tüm olanaklarını kullanacak!

Yolun açık olsun Agora.

Not: Dergi şimdilik İstanbul'da belirli kitapçılardan temin edilebilecek. Fakat SAV isteyen herkese dergiyi ulaştıracak!

 ALMANAK 2003 KİTAPÇILARDA!

SUNUŞ

2003 yılının ülkemiz ve dünya açısından en önemli olayı şüphesiz ABD ve müttefiklerinin, dünyayı Saddam Hüseyin tehdidinden kurtarmak adına Irak’a saldırması ve işgal etmesi idi.

Irak sorununun bir diktatörlük – demokrasi, özgürlük – kölelik ya da güvenlik sorunu olmadığı, ne Saddam adının ve zalim bir diktatör portresinin ne de kendi halkı üzerinde bile kullanmaktan çekinmediği kitle imha silahlarına sahip bir “haydut devlet” imajının yaşanan süreci açıklamadığı gerçeği  tüm taraflarca biliniyordu.

Devamı..

SUNUŞ YERİNE

KIRMIZI KAR GÜNLERİ

Türkiye’de F Tipi hapishanelere karşı başlayan ölüm oruçlarında bir çok insan can verdi. Yaşamayı sürdürebilenler ölümcül, sakat.

Söylesene köhneliklerin bastığı dünya, söylesene hangi yüzyıl sona erdi, başlayan hangisi?

Devamı...

İÇİNDEKİLER

 

 

Doç. Dr. Aziz Konukman,  her bütçe döneminde tartışma konusu olan ve egemenlerce her nedense (!) ekonominin iyi durumda olup olmadığının en temel göstergesi olarak sunulan Faiz Dışı Fazla kavramını ve yönetimini talebimiz üzerine SAV için analiz etti. Almanak veritabanından da erişilebilir durumda olan yazıyı yayımlıyor ve sayın Konukman'a teşekkür ediyoruz.

Mevcuttan Farklı Bir Faiz Dışı Fazla Yöntemi (Yönetimi)     Mümkün mü?

Ekonomide hangi sorunu tartışsak, söz dönüp dolaşıyor “faiz dışı fazla” (FDF) kavramına geliyor; adeta neredeyse her taşın altından bu kavram çıkıyor. Vatandaş, belki bu kavramın teknik olarak ne anlama geldiğini bilmiyor ama bir şeyi çok iyi biliyor ve yaşayarak öğreniyor; FDF yükseliyorsa anlıyorki, yaşam düzeyi geriliyor, sahip olduğu hakların bir çoğu FDF uğruna feda ediliyor. Emekçiyse satın alma gücünün düştüğünü, çiftçiyse kendisine yapılan desteklerin azaldığını, esnafsa kendisine açılan kredilerin gerilediğini görüyor ve hissediyor. Bunlar birbirlerinden bağımsız olarak yaptıkları tek tek tespitler. Ayrıca, topluca sağlık ve eğitim hizmetlerinden gün geçtikçe eskisi kadar yararlanamadıklarını da fark ediyorlar.

Devamı...

 

YÖNETİMDEN

“İŞÇİ SINIFININ DEĞİŞEN YAPISI VE  SINIF HAREKETİNDE ARAYIŞLAR, DENEYİMLER”  başlığı ile 16 – 17 Ekim tarihlerinde yapılan 1. Sınıf  Çalışmaları Sempozyumu, Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın (SAV) ve Türkiye Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin (TÜSAM) bu kapsamdaki ilk etkinliği idi.

İlkbaşta açıkça belirtmek gerekiyor; etkinlik amacına ulaştı ve aynı zamanda, kuruluşundan bu yana sınıf analizlerini temel çalışma eksenlerinden biri olarak gören SAV’ın ve kendi misyonunu bu alan olarak açıklayan TÜSAM’ın saptamalarının ve hedeflerinin doğru olduğunu, bu alanda yapılması gereken birçok çalışma olduğunu kanıtladı.

Etkinliğin amacına ulaşması; kapsam, program, sunuş ortam ve araçları, organizasyon, duyuru, katılım v.b. açılardan herşeyin mükemmel ya da mükemmele yakın olması anlamına gelmiyor, tam tersine birçok eksikliğin olduğunu da açıkça belirtmek gerekiyor.

Ama aşağıdaki sıraladığımız olgular yani:

  • Birincisi; sempozyumun açılışından kapanışına kadar, sempozyumu -deyim yerindeyse- tam bir açlıkla izleyen ve sunulan bildirileri anlamayı, günlük yaşama ilişkin sonuçlarını çıkarsamayı hedefleyen, sempozyumun en belirgin eksikliği olarak vurgulanan sunuşları tartışma  ya da sunuşlar üzerinde düşünce açıklama olanağına sahip olmamayı “sorun” haline dönüştürmeyen çoğunlukla gençlerden oluşan bir izleyici profili,

Devamı...

YORUMLAR

ERTUĞRUL KÜRKÇÜ: "Sempozyumun en dikkat çekici yanı, genç akademisyen ve öğrencilerin düzenleyenlerin kaygılarını boşa çıkartacak şekilde iki gün boyunca enerjik bir biçimde tartışmaları izlemeleri ve sorularıyla canlandırmaları oldu."... Sempozyum’a taşınan sunuşların ortak özelliği son yirmi yılda “işçi sınıfı”nın etkin bir toplumsal ve politik güç olma niteliğinin neden ve nasıl yitirildiği ve bunun geri kazanılması olanaklarının nerede aranacağına ilişkin sorulara yanıt aramasında ve olanaklara işaret etmesiydi.

Tamamı için...

YÜKSEL AKKAYA:

Bu sempozyum ve atölye çalışmaları ile TÜSAM, işçi sınıfının mücadele açısından gereksindiği bir alanda önemli işler yapmakta, işçi sınıfına veda edenlere inat, bir umudu, öfkeyi ve heyecanı güven temelinde hayatın içine yeniden taşımaya çalışmaktadır...Bu nedenle de TÜSAM’a desteği işçi sınıfının mücadelesine destek olarak algılayıp, TÜSAM’ın faaliyetlerini işçi sınıfının mücadelesinin bir parçası olarak düşünmek, anlamsız ve gereksiz “parçalanmaların” da önünü kesebilecek, daha geniş katılımlı, daha dinamik bir yapıya kavuşturabilecektir.

Tamamı için...

ATİLLA ÖZSEVER:

"Prof. Dr. Tülin Öngen de, özetle şu değerlendirmelerde bulundu:

"Neoliberal saldırının esas amacı, bilimle sınıf arasındaki bağı koparmaktır. Bu nedenle sınıf ile bilim arasındaki bağı yeniden kurmak gerekiyor. Bulunduğumuz koşullarda kapitalizmin rızaya dayalı bir düzen kurması zorlaşıyor. Onun için saldırgan bir yapıya bürünüyor. Keynesyen dönemde kapitalizmin krizinin erteleme politikaları uygulanmıştır. "

Tamamı için..

 

 Semih HİÇYILMAZ yazdı SAV YAYIMLADI

"Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu" Yürütme Kurulu üyesi ve "NATO ve BUSH Karşıtı Birlik" sözcülerinden Semih Hiçyılmaz, tarihsel belgeler ışığında NATO'yu tanımlarken, ülkemiz ve dünya halklarının karşı tez ve tecrübelerini de aktarıyor.

160 Sayfa

Sunuş                                          İçindekiler

 

Hayri Kozanoğlu'dan NATO ve BOP Analizi

ABD EMPERYALİZMİNİN İKİ SURETİ: NATO ve BOP

Haziran ayında İstanbul’da NATO Zirvesi toplanıyor. ABD emperyalizmi dünya egemenliği arayışında NATO’yu Büyük Ortadoğu bölgesinde seferber etmeyi planlıyor. Bu Kuzey Afrika’dan Pakistan’a; Basra Körfezi’nden Kafkaslar’a merkezinde bulunduğumuz bölgede savaşlar, gözyaşı, işkenceler demek.

Bu süreçte hepimize Türkiye’deki en geniş kesimlerle birlikte tüm dünyaya, “bu ülkede anti-emperyalistler var, bu ülkede savaş karşıtları var, bu ülkede ABD’nin saldırgan politikalarına direnmeye karar alanlar var” mesajını vermek sorumluluğu düşüyor.

 

Devamı için..


 SUPHİ'Yİ KAYBETTİK!

SUPHİ ve SAV

Suphi, Sosyal Araştırmalar Vakfı (SAV) ile Yeni Edebiyat şiirlerinin derlenmesi projesi nedeniyle tanıştı. Bu projenin tamamlanması ve kitabın çıkması sonrasında da üye oldu.

Suphi SAV için iki açıdan ilk oldu.

Suphi, SAV kurucularının geldiğinden farklı bir siyasi geçmişten geliyordu. Kendi inançlarının gereklerini yerine getiren, örgütlü bir siyasi kimlik idi. Son seçimlerde TKP’nin 12. sıradan İstanbul milletvekili adayı idi.

Devamı için..

Mustafa Suphi İleri'yi

2 Şubat 2004 günü akşamı

geçirdiği kalp krizi

sonrasında kaybettik.


YENİ DÜNYA DÜZENİ VE ÇEVRE KİTAPÇILARDA...

Sosyal Araştırmalar Vakfı (SAV) olarak Küreselleşme alanındaki ilk kapsamlı ürünümüzü yayımladık

Bu ürün “Yeni Dünya Düzeni ve Çevre” adını ve Dr. Necla YIKILMAZ imzasını taşıyor. Devamı...

Çok açıkça belirtmek gerek: Bu araştırma, bir kez okunup bir yana bırakılacak türden değil: Kendi alanında bir başvuru kaynağı olacak ve her gerektiğinde tekrar bakılacak bir kitabın tüm özelliklerine sahip..

ALMANAKLAR ve ALMANAK.NET Üzerine

Sosyal Araştırmalar Vakfı (SAV), diğer pek çok kurum gibi, 2001 yılının Dünya ve Türkiye açısından son derece önemli olan, yaşanan değişik süreçlere ilişkin olarak toplumun değişik sınıf ve tabakalarının yaptığı değerlendirmelerin, aldığı tavırların, izledikleri politikaların ve geleceğe ilişkin olarak ileri sürdükleri projeksiyonların ya da tezlerin  açıkça sınanabildiği ya da sınanabileceği olayları ve olguları içerdiğini saptamıştı ve bu saptamanın ürünü olarak ALMANAK projesi oluşturuldu.

 

 Free Hit Counter
Web Hosting

 
BİANET
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

VAKIF ] TUSAM ] ALMANAK ] MEDYADAN ]