|
ORMANLARIMIZI
GOZDEN CIKARMAK
TURKIYE’ YI GOZDEN ÇIKARMAKTIR
Dünyamız
hızla kirleniyor diye kaygılanıyor birçoğumuz. Doğru
da düşünüyor kuşkusuz. Çeşitli atıklar, özellikle nükleer
ve sanayi atıkları ile evrendeki tek sığınağımız
olan yaşlı dünyamızı yaşanmazlığa, belki de bu gidişle
yalnızlığa itiyoruz. Sanayileşmenin başlaması ile
biriken 170 milyar tonun yanı sıra havaya, her yıl 6
milyar ton karbon salıyoruz. Atmosferdeki CO2 miktarının
40-50 yıl sonra bugünkü miktarın 2 katına çıkacağı
çevreye karşı duyarlı tüm bireylerin bilgileri arasındadır.
Ne acıdır ki bu durum, son yıllarda insanlarımızı
depresyona, hatta intiharlara sürükleyen, ama asıl, doğal
dengeleri alt üst eden sera etkisine, dolayısı ile küresel
ısınmaya neden olmaktadır. Hepimizin korkulu rüyası
olan ozon tabakasının delinmesi
ise, işin cabası.
|
İNSANIN
GEZEGENE AÇTIĞI SAVAŞ
İnsanın Dünya
gezegeni üzerindeki macerasının son bir kaç bin yılı,
sistemli “bir yağma ve talan öyküsü”dür[i]. Endüstri
Devrimi ve insan nüfusunun aşırı çoğalması ile son
birkaç yüzyılda gerçekleştirilen yıkım ise artık
gezegen ölçeğinde olup, hem gezegenin doğal dengelerini
hem de doğanın parçası olduğunu hala tam olarak
kavrayamamış görünen insanı tehdit etmektedir. Bu yazı,
Greenpeace’in 2002 yılında yayınladığı bazı
brifinglere dayanarak, 1992 Rio ve 2002 Johannesburg Dünya
Zirveleri arasındaki on yıla ilişkin kısa bir değerlendirme
yapmayı hedeflediğimiz için söz konusu savaşın bütününe
ilişkin başka bir yorum içermeyecek.
|
|
NÂZIM
HİKMET YILI ETKİNLİKLERİNİN ARDINDAN
Bir yıla Nâzım Hikmet’in adının
verilmesini değerlendirebilmek için, önce şiire
sevdalanmak, sonra , Nâzım’ı duyup , onun yapıtlarına
ulaşamamanın acısını yaşamak gerekir diye düşünüyorum
.. Bir yerlerden kulağınıza gelen “İniyor kayık/ çıkıyor
kayık” ya da “Hazerde doğanın /
Hazerdir mezarı”
dize kırıntılarıyla, kendi dilinizin en ünlü şairini
düşlerken, henüz bitmemiş çocukluğunuzun bütün
masumluğuyla , şiirin nasıl yasaklanabileceğine şaşırmadan
edemezsiniz . Aklınız almaz kitaplarının bulunmamasını
. Adı var, kitabı yok bir şairin, deniz gibi bir şey
olduğuna inanırsınız . Bir damlası yüreğinize
serpilmiştir ama, o damla, deniz hakkında tüm bilgileri
vermez . |