SAV; kendini "Bireyin, kitlelerin, toplumsal katman ve sınıfların yaşama aktif bir biçimde katılmasını sağlamaya yönelik bir bilgi taşıyıcısı" olarak tanımlar; toplumda ve üyeleri arasında dayanışma duygu ve bilincinin geliştirilmesine özel bir önem verir.

Vakıf | Etkinlikler | Çalışma Grupları | Kitapçı | Yayınlar | Görüşler | Bağlantılar | Arşiv  | Mektup

2001 Almanak
kitapçınız

İletişim:

Hüseyinağa Mahallesi Sakızağacı Caddesi
Yoğurtçu İş Merkezi, No: 19/5 Beyoğlu - İstanbul

t: 212 292 5585
f: 212 292 5586

merhaba@sav.org.tr

 Üyelik Ödentileri ve Bağış için 
Banka Hesap No: 

Vakıfbank 
Finans Market 
İstanbul Şubesi Taksim 
005-3029264

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Başkanlarının 1 Mart Çağrısı

 

Olmaması Bize Bağlı

Savaş kapımızda. Savaşın öldürdüğünü, savaşın sakat bıraktığını, savaşın yoksullaştırdığını bilmeyen yok.

15 Şubat’ta pek çok yerde insanlık açısından umudu artıran eylemler oldu. Dünyada milyonlarca insan, binlerce kentte “paranın ve korkunun savaşına” karşı duruşunu ifade etti.

Biz de, “savaşın kıyısında durup hayata bakmayacağız” Biz de haykıracağız. Kimsenin askeri olmayacağımızı, ABD’nin hegemonyası için bu müdahaleyi asla kabul etmeyeceğimizi, ölmeyeceğimizi, öldürmeyeceğimizi haykıracağız. Çünkü vicdanımız ve aklımız hala yerinde. Bir yerlere düşen bombaların kalplerimize de düşmesini, savaşa sessiz kalarak ortak olmayı istemiyoruz. Irak’lı çocukların gözlerine korkmadan bakabilmek istiyoruz. Bu nedenle Ankara’da 1 Mart 2003 Cumartesi günü yüzbinlerle birlikte yani sizlerle savaşa karşı barış için haykıracağız.

Biliyoruz ki, savaşın olmaması bize bağlı. Sesimize sende ses ver, bu savaşı durduralım.

DİSK Genel Başkanı Süleyman ÇELEBİ
KESK Genel Başkanı Sami EVREN
TMMOB Başkanı Kaya GÜVENÇ

TTB Başkanı Füsun SAYEK

24 ŞUBAT BASIN AÇIKLAMASI

159 kuruluşun oluşturduğu “Irak’ta Savaşa Hayır Koordinasyonu” 1 Şubat – 1 Mart 2003 tarihleri arasında gerçekleştirmeye karar verdiği “Halka Sor Kampanyası”nın bir adımı olarak gerçekleştireceği 1 Mart Ankara mitinginin çağrısını bu gün saat 11:00’de TMMOB Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde yaptı.

Basın toplantısından önce Aylin Aslım, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, mor ve ötesi, ve Vega’nın düzenlediği “SAVAŞA HİÇ GEREK YOK” isimli performans gerçekleştirildi. Açıklamaya DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Genel Başkanı Sami Evren, TTB ikinci başkanı Metin Bakkalcı, TMMOB yönetim kurulu üyesi Hüseyin Yeşil, sanatçı Mehmet Ali Alabora, Vecdi Sayar, Ayhan Sağcan ve Koordinasyon üyesi kurumların temsilcileri katıldı.


1 MART'TA ANKARA'YA

Bu topraklar için yapılan "dörtnala gelip uzak asyadan akdenize bir kısrakbaşı gibi uzanan" nitelemesi,sadece bu toprakların dünyaya armağan ettiği bir şairin yeteneğini göstermez. O aynı zamanda tarihsel bir gerçeği de çağrıştırır.

İster uzak asyadan olsun, ister sibiryadan ya da kafkaslardan...

İster romadan başlasın ister londradan...

Tüm yüzyıllar boyunca, bu topraklar, gerçek kısraklarını gerçekten dörtnala süren atlıları, bu atlılardan oluşan orduları cezbetti; onların üzerinde kapıştığı alanlar oldu.

Yüzyıllar boyunca her kapışmada, bu topraklar kanla sulandı; fıratı, diclesi, zapı, meriçi, ergenesi, kızılırmakı kısacası bilcümle nehirleri, dereleri kırmızı aktı. 

Ve hiç şüphesiz, atlarıyla gelenler kanlarını döktüler ama tarafları kim olursa olsun her kapışmada, en fazla bu topraklarda yaşayan halklar, canını, kanını verdi, gözyaşını akan kanına karıştırdı.

Her savaş göçü, tehciri körükledi. Her göç, her göçürme binlerce çocuğun, binlerce kadının katline ilişkin ferman işlevi gördü.

Onun için bu ülkede  savaşı lanetleyen türküler, ağıtlar hep üretildi, hep can kulağıyla dinlendi. Onun için gidilip gelinmeyen yemenler, onun için gençliğe adanan eyvahlar her ortamda hep hüzünle ama ortak olarak söylendi. 

Bu toprakların insanları, savaşın ne olduğunu ve her savaşın herşeyden fazla kendilerini kırıp geçirdiğini, yüzyıllardan süzülüp gelen bir tecrübeyle biliyorlar. 

Bu ülkenin insanlarının büyük çoğunluğu, biraz da bu yüzden, kendilerine yönelen saldırıları dahi sükunetle karşılıyor. Biraz da bu yüzden daha aza; daha az ekmeğe, daha az söze, daha az özgürlüğe ve hatta daha az yaşamaya razı oluyor.  

Bu ülkenin insanlarının büyük çoğunluğu, bu yüzden "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" şiarını bir yaşam felsefesi olarak kabul etti. Bu yüzden İsmet İnönü, ikinci dünya savaşında ülkeyi savaşa sokmamayı başarmış olmakla çoğunluk tarafından onurlandırıldı.

Ve arkasında "para tanrısından başka hiçbir tanrının" olmadığı bu savaşın naraları atılmaya başladığı andan itibaren bu ülkenin halkı Savaşa tereddütsüz HAYIR dedi.

Bu ülkede yaşayan yaklaşık altmış milyonun savaşa hayır dediğini, herkes kabul ediyor.

Ama bir yandan soğuktan titrerken yaşanan bu sıcak günlerde "sessiz bir hayır", savaşı önlemeye yetmiyor. En önemlisi ülkemiz egemenleri, ülkeyi düşürdükleri "çaresizlik" ortamında, şimdiye kadar "Cihan"a ilişkin olarak izledikleri genel çizgiyi terkedip, doğrudan, açıkça ve ülke onurunu ayaklar altına alan pazarlık görüntüleri içinde, savaş atına oynamayı tercih etmiş görünüyor.

Diğer yandan 15 şubat, ateşin düştüğü yerde yaşamayan dünya halklarının da bu savaşa, tıpkı bizim gibi tereddütsüz hayır dediğini gösterdi.

Ülkemizin bu savaşa karşı çıkışı organize etmeye çabalayan örgütleri 1 Mart'ta Ankara'da tüm savaş karşıtlarını toplamayı, aynı anda, aynı yerde  yüzbinlerce kişinin haykırdığı bir Savaşa Hayır'ı, hem dünyadaki diğer HAYIR'larla birleştirmeyi, hem de savaştan medet uman tüm akbabaları telaşlandırmayı amaçlıyor.

Bu ülkenin yakın tarihinde karşılaşılan en büyük görev değilse en büyük görevlerden biri 1 MART günü Ankara'da olmak ve sesimizi "diğerlerimizin" sesine karıştırmaktır.

Hem dünyanın dört bir yanındaki savaş akbabalarının planlarını başarısızlığa uğratmak için,

Hem  savaşa karşı olduğunu açıkça, yüksek sesle beyan etmiş, akbabalara karşı nefretini açıklamış; insanın yüreğine  yaşama sevinci akıtan, gelecekten umutlandıran o güzelim dünya insanlarının saflarına katılmak için,

Hem de insanlık ailesinin onurlu bir üyesi olduğumuzu dünyadaki tüm kardeşlerimize kanıtlamak, onlara da moral aşılamak ve yönetenlerimizin sorumsuzca çiğnettikleri onurumuzu sahiplenmek için "ŞİMDİ SIRA BİZDE"  diyerek görev başına.

Ankara'da olan her bir kişi gücümüze güç katacak, olmayan her bir kişi ile sadece sayımız eksilmeyecek, içimizden birşeyler kopup gidecek...

 SAVAŞA HAYIR! 

Bahanesiz ve koşulsuz,

Ölçüsü olmayan,

Lekelenmemiş

 ve nihai bir

HAYIR!

SAV SAVAŞ ETKİNLİKLERİ

 

ŞİMDİ SIRA BİZDE!

15 ŞUBAT

KOORDİNASYON

SAVAŞ İSTEMİYORUZ!

FOTOĞRAFLAR

SAVAŞA DOĞRU!

 BASINDAN  

Ekim - Ocak

Şubat - 

 

DİĞER

Sayfalarımızda yayınlanan yazılar yazarlarının görüşlerini yansıtmakta olup SAV'ın görüşleri niteliğinde değildir. 
Bu görüşleri sayfalarımızda yayınlayarak demokrasinin bir gereğini yerine getirdiğimize inanıyoruz.

Vakıf | Etkinlikler | Çalışma Grupları | Yayınlar | Görüşler | Bağlantılar | Mektup