SAV
- Çarşamba Toplantıları
03 Temmuz 2002 Çarşamba,
Saat: 19:00
Konu:
"Noam Chomsky"
Konu, dilbilimci ve bilim adamı olarak Chomsky
Muhalif olarak Chomsky
İnsan olarak Chomsky
başlıklarıyla açılacak.
Konuşmacı:
Ufuk Akdağ
Chomsky Türkiye'ye geldiğinde rehberliğini de yapan iktisatçı
Ufuk Akdağ, bilgisayar piyasasında çalışıyor ve aynı zamanda
radyo 92.3'un yöneticisi. Akdağ'ın çeşitli gazete ve dergilerde
yayınlanmış çok sayıda makalesi bulunuyor.
Lüleburgaz’da
“Yaşasın Tiyatro” Şenliği
Mehmet
Esatoğlu
“Kültür
Bir Kentin Soyadıdır” sloganıyla perdelerini açan Lüleburgaz
“Yaşasın Tiyatro” şenliği 31 Mayıs - 3 Haziran tarihlerinde
gerçekleşti.
3 gün süren şenlikte oyun gösterileri, dans, tiyatro söyleşisi,
sokak, park gösterileri ve müzik etkinlikleri yer aldı.
Devam
Sanat
ve Yasak
Mehmet Esatoğlu
"Sanatı
yasaklama konusunda ülkemizi yönetenlerin kafası çok açıktır.
Sanat zararlı bir nesnedir. Behemehal görüldüğü yerde ezilmelidir.
Yöneticilerimiz bu konuda çok cevvaldirler. Yönetici koltuğuna
oturan biri kişisel olarak öyle düşünmese bile 'ne kadar yasaklarsam
o kadar iş yapıyor görünürüm' mantığıyla hareket eder."
Devamı
Aydan
Cankara'dan Kitap Yorumları
Devamı
2002
- Dünya Nâzım Hikmet Yılı
Suphi
Nuri İleri
Nâzım
Hikmet - Necip Fazıl tartışmasını izliyoruz
Tv 7'nin İskele - Sancak programında
Karım
Ve ben
Karım ve ben hayretle ibretle izliyoruz iskele-sancağı
Ne iskelesi kalmış yurdumun, sığınılacak
Ne de sancağı, uğruna canım feda.
Ne Necip Fazıl zikredildiği gibidir
Ne de Nâzım Hikmet
Önceleri aynıdır yolu iki şairin
Devamı
Kitap

GLOBAL KÖYDE IŞIĞIN HIZ YAPMASINA DAHİ KARŞI OLABİLİR
İNSAN
Bahar
Öcal Düzgören
"Görünen
o ki, gerek Türkiye’de ve gerekse dünyada bir yığın insanın
yanı sıra, kılıcın ya da hazır paranın gücüne dayanarak
değil de bilgiyi kullanarak akıl almayacak kadar kısa
sürede servet ve iktidar sahibi olmayı başaran Bill Gates
globalleşmeye karşı..."
Devamı
DÜNÜ
VE BUGÜNÜYLE KAPİTÜLASYONLAR
Tulga
KUMBASAR / 31. 01. 2002
"Kapitülasyon;
en genel anlamıyla bir devletin başka bir devlet tüccarlarına
ticari, adli ve iktisadi bir takım ayrıcalıklar sağlaması
olarak tanımlanabilir.
Osmanlı devlet adamlarının korkulu rüyası, kıtlık sorununa
çözüm bulamamaktı. ..."
Devamı
YENİ
DÖNEMİN GÖREVLERİYLE EN GENİŞ CEPHEYİ OLUŞTURABİLMEK
Semih
Hiçyılmaz
"Emperyalistlerin
onyıllardır sürdürdüğü saldırı dalgası geçtiğimiz yılın
sonlarında yeni bir biçime dönüşerek yapılmak istenenin
üzerindeki tül perde de ortadan kaldırıldı. Tüm atılan adımların
temelinde yatan işçi sınıfının ve dünya halklarının uzun
yıllar süren mücadeleleri sonucunda elde edilmiş tüm kazanımların
ortadan kaldırılması ve yeraltı ve yerüstü kaynaklarına
ait tüm söz hakkının bir avuç azınlık elinde toplandığı
yeni bir dünya haritası için çok daha somut adımlar atıldı.
...."
Devamı
AKINTIYA
KAPILMADAN TİYATRO
Mehmet
ESATOĞLU
Dünyamız
gibi sanat alanımız da zorlu akıntıların ortasından geçiyor.
Tiyatrolarımızda örgütlenmeden, kaynağa, izleyiciye bir
dolu “arıza” var. Aslında ortaya çıkan “arıza”lar yeni değil.
Özellikle ‘80lerin başından bu yana yuvarlana yuvarlana
büyümüş ve bugün yolumuzu tıkamış “arıza”lar bunlar.
Devamı
Geçen
Güncellemeden;
SAVAŞ
SÖYLEMLERİ ÜZERİNE
11
Eylül ile birlikte, ortaya çıkan uluslararası durum üzerine,
ister görüntülü ister yazılı ister elektronik olsun tüm medya
organlarında saatlerce konuşuldu, binlerce sayfa yazı yazıldı.
Tüm bu yazılanları ve söylenenleri iki ana kategoride toplamak
olanaklı görülüyor: Birinci kategoride dünyanın egemenlerinin
söylemleri yer alıyor; bu kategori altında toplanabilecek
tüm görüşler, dünyayı bir satranç tahtası, dünya uluslarını
ve halklarını da satranç taşları olarak görerek, hangi oyunla,
hangi taşı, hangi karede kırdıracağının analizlerini yapıyor.
Benzetimi tamamlamak için bir noktayı daha eklemek gerek:
Kendisinde bu oyunu dünya ölçeğinde oynama hakkını görenler
için oynadıkları rakip ve kimin şah, kimin vezir, kale, vb.
olduğu oynayana göre değişiyor; fakat tüm dünya halklarına
ve hemen hemen tüm üçüncü dünya ülkelerine başta piyon olmak
üzere en değersiz taşların işlevleri yükleniyor.
Devamı
AFGANİSTAN
SAVAŞI KONUSUNDA BEŞ BÜYÜK YALAN
Pittsburgh
Üniversitesi - Dayanışmacı, Savaş Karşıtı Öğrenciler Komitesi
Kaç
kişi kuşkucu olmak eğilimindedir; kaç kişi yetkililere güvenmemekle
övünmekte, kaç kişi dünyanın gidişi konusunda başkalarından
daha akıllı olduğuna inanmaktadır? Yine de bu kişilerin birçoğu
savaş söz konusu olduğunda, bir mağazadaki Noel Baba’nın kucağına
oturtulan üç yaşındaki bir çocuğun aldanabilirliğiyle, hükümetin
söylediği yalanları yutmaktadır?

Barışı Gerçekten Savunabilmek
1
Eylül Dünya Barış günü vesilesi ile bu sıralar her ağzını
açan 'barış'tan dem vurmakta. 'Barış'ın ne denli iyi olduğundan,
hep beraber 'barış' içinde yaşamaktan, kardeşlikten, savaşların
kötülüğünden bahsedilmekte.
Hele
Türkiye'nin içinde bulunduğu kriz nedeniyle yaşadığı
özel günlerden dolayı da 'Barış'ın yanısıra 'birlik ve beraberlik'in
önemine de vurgular yapılmakta. 'Hepimizin bir gemide olduğu'
hemen her akşam televizyon haberlerinden bizlere hatırlatılmakta.
'Barış'
kavramının içi olabildiğine boşaltılmakta, sermayenin sözcülerine
yeni manüplasyonlar için malzeme yapılmakta.
Terör ve
Amerika
ABD'nin dediği anlamda, 11 Eylül 2001 bir
milat değildir. Aşağılık bir terör saldırısının günüdür. Emperyalizm
hariç hiçbir ideoloji, hiçbir din, hiçbir inanç, terörü desteklemez
ve ondan medet ummaz. Ne Musevilik, ne Hıristiyanlık, ne Müslümanlık...
Ne de Kapitalizm, Sosyalizm, Komünizm hiçbiri terörü desteklemez;
böyle bir insanlık suçu işlemez.
Daha
Önceki Yazılardan;
Küresel Savaş ve Üçüncü
Dünyada Devrim Olasılığı
Hasan
Oğuz
Dünya emperyalizminin terör bahanesiyle
Afganistan şahsında yoksul üçüncü dünya halklarına karşı
yürütülen emperyalist savaş, yoksullar dünyası ile zenginler
dünyası arasındaki (Güney ile Kuzey) çelişkileri daha derinleştirmiştir.

İkiz Kuleler, Savaş ve Yeni
Dönem
Semih
Hiçyılmaz
11
Eylül'de İkiz Kulelere ve Pentagon'a yapılan saldırırır hemen
ardından, daha enkazlardan dumanlar tütmeye devam ederken
Beyaz Saray sözcüleri ve ABD yetkilileri 'yeni bir dönem'in
başladığını ilan ettiler. Artık hiçbir şey
eskisi gibi olmayacaktı.
Savaşın Kenar Semtteki Soluğu
Mehmet
Esatoğlu
1
Eylül Dünya Barış Günü’ne 5 hafta kala amatör bir emekçi tiyatro
topluluğu oturmuş “ne oynayalım”ı tartışıyorlar. Bir sürü
fikir ortada uçuşuyor.
|