|
10
Şubat Konuşması
Sayın
konuklarımız;
Sevgili
üyelerimiz,
Dostlar,
Sosyal
Araştırmalar Vakfının 1. Kuruluş Yıldönümü yemeğine hoşgeldiniz.
Sosyal
Araştırmalar Vakfının resmi olarak kuruluşunun üzerinden bir yıldan
biraz daha uzun bir süre geçti. Resmi olarak 18 Ocak 2000 de
kurulduk. Kuruluş yemeğimizi 20 Ocak 2000 tarihinde yapmayı
planlamıştık. Fakat 20 Aralık ile başlayan Cezaevi operasyonları
ve ölüm oruçları / açlık grevleri nedeniyle yemeği bugüne
ertelemek durumunda kaldık. Bugün hala yüzlerce insan
cezaevlerinde açlık grevinde ve seslerini duyuramıyorlar. Sorun
hala çözülmedi hatta başlangıcından çok daha kötü
durumda… Fakat bazı şeylere inadına sahip çıkmak gerekiyor.
Sosyal Araştırmalar Vakfının 1 yaşını doldurmuş olması da
bunlardan biri ve kutlamayı hakediyor.
Sosyal
Araştırmalar Vakfı (SAV); henüz 1 yaşında olan ve yürümeyi
öğrenmeye çalışan bu bebek, toplumumuzdaki diğer çocuklardan
biraz daha şanslı, o şimdiden gelecekte ne olacağını biliyor.
SAV esas olarak iki ana amaca sahip:
Birincisi,
adı üzerinde o, toplumsal konularda araştırmaları doğrudan
yapmayı ya da araştırma ortamlarını yaratmayı amaçlıyor. Bu
konuda birçok kurum ve kuruluş var; peki o halde SOSYAL ARAŞTIRMALAR
VAKFI’ını diğerlerinden ne ayırıyor. Herhangi bir toplumsal
olguya esas olarak iki açıdan yaklaşılabilir: Ezenler/Yönetenler
ya da ezilenler/yönetilenler açısından. SAV' araştırmalarında
ezilenlerin/yönetilenlerin sorunlarını ve çözümlerini “araştırmayı”
ve topluma taşımayı hedefliyor.
Somut olalım: Geçen ay Davos’ta dünyanın egemenleri
biraraya gelip, daha fazla sömürü için ne yapacaklarını tartıştılar.
Çözümlerini sundular. Dünyanın bir diğer köşesinde ise
Brezilya’da Porto Alegre’de dünyanın dört bir yanından gelen
yönetilenler de topladıkları forumlarla nasıl bir dünya
istediklerini ve çözümlerini haykırdılar. Buldukları çözümlerden
biri ilginçti; Davos’takiler bir gemiye bindirilip uzaya gönderilirse,
dünyanın hemen daha güzel bir dünya olacağını
Davos’takilerin yüzüne söylediler. Çözüme katılıp katılmamak
bir yana SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFI yerini Porto Alegre’dekilerin
yanı olarak tanımlıyor. Ek olarak, “iki üç daha fazla Porto
Alegre”ler gerekiyor ve eğer bir gün Türkiye’de bir Dünya
Sosyal Forumu olacaksa hiç şüpheniz olmasın düzenleyenlerin
arasında SAV kesinlikle bulunacak.
SAV,
önümüzdeki dönemde Araştırma eksenindeki çalışmalarını
birbiri ile ilişkili üç ana konuda sürdürecek:
Birincisi:
Globalleşme; son yılların bu moda kavramı ister istemez ciddiye
alınıp analiz edilmek zorunda; yönetenlerin globalleşmesinin açlık,
kan ve gözyaşı demek olduğu açığa çıkmış durumda. Yönetilenlerin
globalleşmesinin ne olduğunun ise netleştirilmesi gerekiyor.
SAV'bu netleşme sürecine olabildiğince katılacak.
İkincisi:
Teknolojik gelişmeler, iş yapma biçimlerini ve insanların üretim
içinde girdikleri ilişkilerin değiştiriyor. Bu nedenle, iş süreçlerinin
analizi gerekiyor. Vakfımızın bir üyesi olan Hasan Oğuz’un çalışması
bu konudaki faaliyetlerin başlangıcını oluşturuyor; bu
faaliyetler de genişeyerek sürecek.
Üçüncüsü;
SAV Türkiye’de hemen hemen herkesin üzerini örttüğü bir dönemin
74-83 döneminin analizi konusunda da uzun soluklu bir çalışmayı
yürütüyor. SAV bu dönemden öğrenilecek çok şeyin olduğunu,
her dönemde olduğu gibi bu dönemde de olumsuz olanla olumlu olanın
yanyana ve içiçe olduğunu, bu dönemin analizinden elde edilecek
sonuçların yönetilenlerin günlük yaşamlarına müdahalelerine
ışık tutacağını biliyor ve Nisan 2002 de bu konuda diğer
organizasyonlarla birlikte bir Sempozyum toplamayı hedefliyor.
Diğer
yandan başından bu yana SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFI şiirle
birlikte varoldu. Şiire desteği aralıksız sürecek.
SAV'ın
faaliyetlerindeki diğer ana ekseni de DAYANIŞMA oluşturuyor.
Seksenlerden bu yana bu kavram günlük hayattan silinmeye çalışılıyor.
SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFI bu değeri önce kendi üyeleri arasında
sonra da tüm toplumda yaygınlaştırmayı esas işlevlerinden biri
olarak tanımlıyor.
Dostlar;
Şunu
açıkça vurgulamak istiyoruz: SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFI kendi
varoluş koşullarını ve tüm çalışma tarzını bu kavramın ya
da bu kavramın türevleri olarak ifade edilebilecek kavramların üzerine
oturttu. Onun faaliyetlerinin güçlenmesi
ve zenginleşmesi için başta üyelerinin ve SAV'a inanan kişilerin
faaliyetlere katılımı gerekiyor.
SOSYAL
ARAŞTIRMALAR VAKFI’nın hızla serpilip gelişeceğine olan inancımızı
bir kez daha vurguluyor ve Kuruluş günlerinden bu yana görev
yapan Yönetim Kurulu adına yemeğimize katıldığınız için teşekkür
ediyoruz.
Şimdi
sizleri daha nice yıllara diyerek SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFI için
kadeh kaldırmaya davet ediyorum.
Tekrar
teşekkür ediyorum.
Dinçer
Mete
|