|
İletişim:
İstiklal Caddesi Balo Sokak Analin
Apt.
No: 17/2
Beyoğlu - İstanbul
t: 212 292 5585 f: 212 292
5586
merhaba@sav.org.tr
|
|
Üyelik
Ödentileri ve Bağış için Banka Hesap No:
İş Bankası Galatasaray Şubesi 806475 |
| |
| |
| |
| |
|
|
SINIF ÇALIŞMALARI ATÖLYELERİ |
|
|
|
Türkiye Sınıf Araştırmaları Merkezi
(TÜSAM), Türkiye veya dünyadaki sınıfsal yapılar, sınıf ilişkileri,
sınıf kavramı, sınıf dinamikleri ve sınıf hareketleri gibi konular
hakkında çalışmalar yapan akademisyenlerin, sendikacıların ve
araştırmacıların belirli periyotlarla bir araya gelmesini ve
sözkonusu araştırmalarla ilgili bilgi aktarımının / paylaşımının
gerçekleştirilebilmesi amacıyla, “sınıf çalışmaları atölyesi”
düzenlemektedir.
Bu atölyenin temel hareket noktası, bilgi paylaşımının yanısıra,
sınıf çalışmalarında karşılaşılan sorunların açığa çıkarılması ve
yeni çalışmaların önünün açılmasıdır.
Sunumlar SAV lokalinde yapılmaktadır
|
|
2006/2007 - SINIF
ÇALIŞMALARI ATÖLYELERİ |
1. ATÖLYE
"KÖY
EDEBİYATI"NIN
OLUŞUMU:
Kırsal
Sömürünün Anlatılabileceği Meşru Bir Zeminin Yaratılma Süreci
Sunuş: Sinan YILDIRMAZ*
Tarih : 8 Aralık 2006 Cuma
Saat : 19:00
*
Araştırma Görevlisi, İ.Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi
Enstitüsü
Bu Atölye’de:
“Türkiye’de 1950’li yıllardan
bahsedildiği zaman toplumsal muhalefetin özellikle de sosyalist
muhalefetin yokluğu veya baskılanması akla gelmektedir. Bu durum,
hem Türkiye’nin içerisinde yer aldığı uluslararası bloğun
etkisiyle hem de yurtiçinde uygulanan açık ve kapsamlı
anti-komünist politikalarla pekiştirilmiştir. Sömürü ilişkilerinin
akademik veya popüler nitelikteki çalışmalarda ele alınması açıkça
yasak olduğu gibi bu konulara dolaylı yoldan değinen her türden
çalışmanın engellenmesine çalışılmaktaydı. Dönem, sınıfsal
politikayla bağlantılı olabilecek unsurlara karşı bazen kitlesel,
ama çoğunlukla sosyalistleri ifşa etmeye ve toplumsal kesimleri bu
yolla sindirmeye dönük uygulamalarla doludur. Aslında 1945 yılında
Tan Olayı ile kitlesel bir gövde gösterisiyle başlayan bu açık
anti-komünist uygulamalar Sabahattin Ali’nin öldürülmesi, Behice
Boran, Niyazi Berkes ve Pertev Naili Boratav’ın üniversiteden
atılmaları ve Nazım Hikmet’in vatandaşlıktan çıkartılmasına kadar
çeşitlendirilebilir. Açık sosyalist muhalefetin 1946-1947 ve 1951
yıllarındaki tutuklamalarla kuvvetli bir biçimde engellenmesi de
sınıfsal muhalefet alanının neredeyse yok olmasını getirecektir.
Fakat bütün bu engellemelere rağmen bu dönem aynı zamanda “köy
edebiyatı” adı altında bir biçimin oluştuğu ve 1960’lı yıllarda
daha yaygın bir biçimde sosyalist muhalefetin de sesi olacak olan
bir alanın ilk temellerinin atıldığı yıllara da denk düşmektedir.
Mahmut Makal’ın Bizim Köy eseriyle başlatılan bu edebi tür, kırsal
sömürü ilişkilerinin açıkça anlatılabileceği bir alanın oluşmasına
yol açacaktır. Bu çalışmada, anti-komünizmin her türden sınıfsal
söyleme kuvvetli bir engel oluşturduğu dönemde, kırsal sömürü
ilişkilerinin edebiyata ve bu yolla toplumsal ve politik hayata
girmesinin meşru hale gelmesi süreci anlaşılmaya çalışılacaktır.
Toplumsal mücadelenin meşru biçimde yürütülebileceği bir alan
olarak köydeki sömürü ilişkileri üzerine yoğunlaşmak, 1950’li
yıllarda oluşan köy edebiyatı ile şekillenecek ve bu yolla bir
sonraki döneme bu konuda yoğun bir bilgi ve deneyim aktarımı da
gerçekleştirilmiş olacaktır. 1970’lere kadar hız kesmeden devam
edecek olan köy edebiyatı kentsel politik alanın gelişmesi ve
kentsel sömürü ilişkileri üzerinden yürütülen politikaların daha
ön plana çıkmasıyla da geri planda kalacak ve giderek
sönümlenecektir. Bu çalışmada, bu sürecin yalnızca 1950’li
yıllardaki oluşum boyutu ele alınarak, bu edebi türün açtığı
imkanlarla birlikte nasıl olup da keskin anti-komünist
uygulamaların yaşandığı bir dönemde bu alanın var olabildiği
tartışılacaktır.” |
|
2006 - SINIF
ÇALIŞMALARI ATÖLYELERİ |
| |
6. ATÖLYE
Sunuş: Şükrü ASLAN*
Tarih : 6 Mayıs 2006 Cumartesi
Saat : 18:30
*
MSGSÜ Öğretim Görevlisi
Bu Atölye’de:
“1970’li yılların belirgin
özelliklerinden birisi, Türkiye’de toplumsal ve sınıfsal gerilim
ortamında muhalif hareketlerin kitlesel nitelik kazanmasıdır.
Toplumsal hareketler sözkonusu olduğunda, ilk önce akla gelen
mekânlar ise kentlerdir. Türkiye işçi sınıfı tarihinde çok önemli
bir yeri olan 15/16 Haziran işçi eylemlerinden başlayarak, işçi
grevleri ve öğrenci etkinlikleri neredeyse her yıl yükselerek
70’li yıllara damgasını vurur.Bir bütün olarak bakıldığında
sosyalist hareketin yükselmesi de bu gelişime paraleldir. İkisi
arasındaki ilişki dolaysız biçimde izlenebilmektedir. Ancak “işçi
sınıfının öncü rolüne” vurgu yapan sosyalist hareketin (genel
olarak örgütlü sosyalist gruplar) hedefi, daha geniş işçi ve
gençlik kitleleriyle birleşebilmektir. Bunun için pek çok
sosyalist yayında işçi sınıfı içinde çalışmak, örgütlenmek önemli,
hatta en önemli görev olarak vurgulanır.Aynı dönemde sosyalist
hareketin bir bölümünde, geleneksel köylü hareketine önem veren ve
bu nedenle kentleri ve işçi sınıfını ikincil bir çalışma alanı
olarak gören görüşler de savunulmaktadır. Bu yaklaşım farklılığı,
o dönem de sosyalist hareketi ikiye bölen önemli farklılıklardan
biridir. Sosyalist yazında bu farklı yaklaşımları “halk” ve “işçi
sınıfı” vurgusu üzerinden izlemek de olanaklıdır.1940’lı yıllardan
beri kentsel hayatın, en önemli değiştirici unsuru olan gecekondu
sorunu tam da bu dönemde sosyalist hareketin ilgisini çeker.
Çünkü, rant ekonomisinin özel bir alanı olarak örgütlense de her
yerde hızla yaygınlaşan gecekondu hareketlerinin taşıyıcı
aktörleri daha çok işçiler ya da kırsal alanla ilişkileri devam
eden orta/alt gelir gruplarındaki “kentli”lerdir. Bu bakımdan
sosyalist hareket açısından ilgisiz kalınamayacak bir toplumsal
gerçeklik alanıdır. Ancak işçi sınıfının temsilcisi olma
iddiasındaki sosyalist grupların bu harekete karşı tavrı
ikirciklidir. Çünkü bu tür bir sorun, savunulan dünya görüşü
içerisinde tam olarak bir yere oturtulamamaktadır.
Gecekondu hareketine karşı izlenen bu
çekingen tutumun izlerini, 1 Mayıs Mahallesi kuruluş sürecinde
aktif rolü olan grupların yayınlarında da görmek mümkündür.Bu
çalışmada, kuruluş sürecinde 1 Mayıs Mahallesiyle ilgili işçi
sınıfının öncü rolüne vurgu yapan ve sınıf temsilcisi olma
iddiasındaki sosyalist grupların konuyla ilgili yayınları
irdelenecek ve sınıf hareketi ile toplumsal hareketliliğin
ilişkileri sorunsallaştırılacaktır. Bu bağlamda sözü edilen
gerilimlerin günümüze değin süren izleri de ele alınacaktır.” |
|
| |
|
|
| |
5. ATÖLYE
"2000'ler Türkiye'sinde İşçi Sınıfının Değişim Dinamikleri:
Sosyolojik Bir Değerlendirme"
Sunuş: Nadir SUĞUR *
Tarih : 29 Nisan 2006 Cumartesi
Saat : 19:30
*
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi
Bu Atölye’de:
“1. Türkiye'de işçi sınıfının değişim dinamikleri nelerdir?
2. İşçi sınıfı kendi içinde farklılaşmaktadır. Bu
farklılaşmanın sendikal örgütlülük açısından sonuçları nelerdir?
3. Kırsal kökenli, kent kökenli, yerel, göçmen, muhacir işçiler
vb. kimlerdir? Kendi aralarında çalışma yaşamına ilişkin sorunlara
yaklaşımda ne tür farklılıklar bulunmaktadır?
4. Muhacir işçi kimdir?
5. Toplam kalite yönetimi işçiler açsından ne ifade ediyor?
6. Yeni iş yasası 2000'li yıllarda emek-sermaye ilişiklerinde
ne tür dinamikleri beraberinde getirmektedir?
Soruları "sosyolojik" bir pencereden tartışılacak ve
yanıtlanmaya çalışılacaktır?”
Önceden okunabilecek kaynaklar:
1. Metin Özuğurlu, (2005)
Anadolu'da Küresel Fabrikanın Doğuşu, Halkevleri Yay.
2. Theo Nichols ve Nadir Suğur
(2005) Global İşletme Yerel Emek, İletişim Yay.
3. Engin Yıldırım (2000)
"Türkiye'de toplam kalite yönetimi uygulamalarının işçiler ve
endüstri ilişkileri üzerindeki etkileri" Toplum ve Bilim,
No:85
4. Gamze Yücesan Özdemir (2000)
"Başkaldırı, onay ya da boyun eğme? Hegemonik fabrika rejiminde
mavi yakalı işçilerin hikâyesi" Toplum ve Bilim, No:85 |
|
| |
|
|
| |
4. ATÖLYE
“SOVYET-SONRASI ORTA ASYA’DA HEGEMONYA VE İKTİDAR”
“Orta Asya Ülkelerinde Toplumsal Sınıflar, Yönetenler ve Hegemonya
Mücadeleleri”
Sunuş: Hakan GÜNEŞ *
Tarih : 22 Nisan 2006 Cumartesi
Saat : 18:30
*
TUSAM
Bu Atölye’de:
Gündemimizde “Türk Cumhuriyetleri” olarak anılan
Orta Asya ülkeleri Avrasya’yı saran “renkli devrimler” dalgasının
son uğrağı. Kırgız “Lale Devrimi” ve Özbekistan’daki Andican
olayları Orta Asya’ya ilişkin ilgiyi biraz arttırmış olmakla
birlikte gerek akademi gerekse siyaset Orta Asya’ya “egzotik doğu”
penceresinin ötesinden bakacak adımlar atmış değil.
Bu atölyede sunulacak olan çalışma bölge
ülkelerinde hegemonya-iktidar/toplumsal sınıflar ilişkisini
anlamaya dönük bir doktora tez çalışmasının verilerinden hareket
etmektedir. Çalışma Orta Asya bozkırlarında (ve kentlerinde)
sınıf, hegemonya ve sınıflar mücadelesi kavramlarının ne ölçüde ve
nasıl bir yeri olduğunu gösterme gayretindedir.
Çalışma’da Kazakistan Kırgızistan ve Özbekistan
örnekleri üzerinden siyasal konsolidasyon örüntülerinin ideolojik,
kurumsal ve toplumsal dayanakları, hegemonya-iktidar-toplum
ilişkisi içinde ele alınıyor. Bu çerçevede anayasal mimari,
siyasal partiler ve seçim sistemlerinin himayeci-kliental
ilişkilerle nasıl eklemlendiği gösterilmeye çalışılmaktadır
Söz konusu ülke örneklerinde şu beş soruya
yanıt aranacaktır:
Ø
Egemenlik ilişkilerinin
çözümlenmesinde tarih ve sosyal çevrenin yeri;
Ø
Siyasal konsolidasyon ve
mobilizasyon olgusunu açıklamada kilit kavramların neler
olduğu;
Ø
Mevcut siyasal rejimlerde
siyasal konsolidasyon örüntüsünün ana öğelerinin neler olduğu;
Ø
Siyasal konsolidasyonun
sınırları, hegemonya karşısındaki toplumsal direnç odakları
Ø
Lale Devrimi örneğinde
siyasal değişimin aktör ve dinamikleri neler olduğu. |
|
| |
|
|
| |
3. ATÖLYE
“Kurumsal Sosyal Sorumluluk Kavramı ve İşçi Hakları"
Sunuş: Sinem Uz *
Tarih : 15 Nisan 2006 Cumartesi
Saat : 18:30
*
TUSAM Araştırmacısı
Bu Atölye’de:
Son yıllarda ekonomik
sistemle birlikte sivil toplumun da küreselleşmesi sonucu
kapitalizm yeni tampon mekanizmalar yaratmaya ihtiyaç duymuştur.
İş dünyası ekonomik çıkarları korumak ve rekabeti düzenlemek nihai
amacıyla yola çıkarak, paradoksal bir biçimde, bazı sosyal,
ahlaki, insani değerleri kavramsallaştırmaya ve kullanmaya
başlamıştır. İlk olarak çevreci etkinlikler sonucu oluşmaya
başlayan ve “Birleşmis Milletler”’in çabalarıyla şekil alan bu
kavram, bizi kureselleşme ve gelişmiş-az gelişmiş ülke ayrımı
uygulamalarına farklı bir açıdan bakmaya zorlamaktadır. Küresel ve
yerel farklı etkilere sahip; isçi hakları odaklı fakat ekonomik
çıkarlara dayanan; yüzlerce kural ve düzenlemeyle ele alınan,
fakat aslında sadece en temel hakları içeren bu kavram, bu sunum
içerisinde tekrar sorgulanacak, iyi ve kötü yönleriyle
tartışılacaktır.
|
|
| |
|
|
| |
2. ATÖLYE
"Emekçiler
AB Tartışmalarının Neresinde"
Sunuş: Özgür Müftüoğlu *
Tarih : 18 Mart 2006 Cumartesi
Saat : 18:30
*
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi
Bu Atölye’de:
“ İçinde bulunduğumuz süreçte Türkiye’de hiçbir
toplumsal mesele yoktur ki AB üyeliği süreci uzerinden
tartışılmasın, hiçbir yasal düzenleme yoktur ki AB üyeliği
gerekçe gösterilmeden çıkartılmaya çalışılsın. Tüm ekonomik ve
sosyal politikaların belirlenmesinde başrolü oynayan AB üyeliğinin
sermaye kesimince desteklenmesi Türkiye’nin ilk üyelik
başvurusunda bulunduğu 1950’li yıllara kadar uzanır. Oysa,
emekçileri temsil ettiği varsayılan sendikaların AB ve AB üzerine
düşünce oluşturma çabaları sadece birkaç yıllık bir geçmişe
sahiptir. Türkiye’de Konfederasyonların hemen tümünün bu kısa
süreç içerisinde AB üyeliği konusundaki düşünceleri sermaye kesimi
ile ortaklaşmıştır.
Kapitalist sistem içerisinde emekçiler ve onları
temsil eden sendikalar ile sermayenin ortak çıkarlarda buluşması,
tarihsel süreç içerisinden bakıldığında pek de rastlanır bir durum
değildir. Ve akıllara, “sendikalar AB konusundaki yaklaşımlari ile
emekçileri ne kadar temsil ediyor?” sorusunu getirmektedir. Bu
sorunun cevabı için en temel kaynak ise elbette doğrudan
emekçilerin düşüncelerine başvurulmasıdır. 2005 yılında
İstanbul’da ücretli çalışanlarla yapılan bir çalışma ile bu
sorunun cevabı aranmıştır. Bu sunumda, bu araştırmanın sonuçları
üzerinden emekçilerin AB uyeliğine bakışı tartışılacaktır.”
|
|
| |
|
|
| |
1. ATÖLYE
"Televizyonda
Sınıf Temsilleri"
Sunuş: Çağdaş Günerbüyük *
Tarih : 11 Mart 2006 Cumartesi
Saat : 18:30
*
Evrensel Gazetesi Medya Servisi
Bu Atölye’de:
“Son dönemde
televizyonda zenginliğe, fakirliğe, toplumsal konumlara, sınıflara
gönderme yapan yayınların arttığı gözleniyor. Özellikle eski
Yeşilçam filmlerini hatırlatan çok sayıda dizide zengin-fakir
aşklarından, "Ayrı dünyaların insanları"ndan geçilmiyor.
“Televizyonda Sınıf Temsilleri” sunumunda, çok izlenen dizilerden
hareketle televizyonda sınıfların nasıl yer buldukları
sorgulanacak, sınıf imasının hangi niyetle yapıldığı, işçi
sınıfının, burjuvazinin, orta sınıfın ne kadar gerçekçi
yansıtıldığı, ortaya çıkan tablonun izleyici için nasıl bir yere
denk düştüğü, tartışılacak...” |
|
|
|
|
2005 - SINIF
ÇALIŞMALARI ATÖLYELERİ |
|
2005 yılı içerisindeki sınıf
çalışmaları atölyeleri, çeşitli sektörlerdeki işçi sınıfın
kompozisyonunu konu edinmektedir. Bu kapsamda sanayi, hizmet ve tarım
üretimlerinden örnekler sunan çeşitli konulardaki araştırmaları ve
teorik açılımları paylaşmayı hedeflemektedir. |
|
6.
ATÖLYE
Küreselleşme Karşısında İşçi Sınıfı
Sunuş: Greg ALBO*
Tarih : 02 Haziran 2005 Perşembe
Saat : 18:30
Sunuş sırasında ardıl çeviri yapılacaktır.
* Profesor Greg Albo, Toronto York Üniversitesi öğretim üyesi;
Özellikle günümüz küreselleşme tartışmaları etrafında çok sayıda
yayını bulunan Albo aynı zamanda Monthly Review ve Socialist
Register dergilerinin müdavim yazarları arasında yer alıyor.
Leo Panitch, Colin Leys, ve David Coates ile birlikte 2001 yılında
yayınladıkları “İsçi Sınıfı, Global Gerçekler” son dönem önemli
çalışmaları arasında yer almaktadır.
|
|
|
İşçi Sınıfının Kompozisyonundan Beşinci
Örnek:
5.
ATÖLYE
İkinci Dünya Savaşı Yıllarında Türkiye'de İşçi Sınıfı
Sunuş:
Can NACAR
Tarih : 14 Mayıs 2005 Cumartesi
Saat : 17:30-19:30
Açıklama için...
|
|
4.
ATÖLYE
Kadının Görünmeyen Emeği
“Ev İçi
Karşılıksız Emek”
Sunuş:
Gülnur
ACAR-SAVRAN
Tarih : 07 Mayıs 2005 Cumartesi
Saat : 17:00-19:30
Gülnur Acar-Savran sunuşunda
Ev emeği neden görünmeyen emektir?
Ev emeği hangi anlamda karşılıksızdır?
Ev içindeki cinsiyetçi işbölümü ne kadar dönüşüyor, ne kadar
direngen?
Bütün kadınların ev içinde karşılıksız emek harcıyor oluşu onların
bir toplumsal sınıf oluşturduğu anlamına gelir mi? Gelmezse neden?
Görünmeyen emek nasıl görünür kılınabilir?
Ev içindeki cinsiyetçi işbölümü nasıl ortadan kalkabilir? Ya da:
Karşılıksız ev emeği nasıl aşılabilir?
Bakım işleri ne kadar toplumsallaşabilir? Tümüyle toplumsallaşmaları
istenir bir şey midir?
Sorularını Tartışacak…
Önceden okunabilecek kaynaklar:
Christine Delphy, Baş Düşman: Patriyarkanın Ekonomi Politiği,
(çev. Handan Öz/Lale Aykent Tunçman), saf yay., 1999 içinde
özellikle "baş düşman" başlıklı yazı.(Aynı yazı farklı bir çeviriyle
G.Savran/N.Tura (derl.), Kadının Görünmeyen Emeği, Kardelen Yay.,
1992 içinde de var.)
Nesrin Tura, "Evişi Bitmiyor", Pazartesi, sayı 40, 1998.
Ayşe Düzkan, "Aslında Mesele Çok Basit", Pazartesi, sayı 41, 1998.
Gülnur Acar-Savran, "Ev Emeği Tartışması ve 'Evişi Için Ücret'
Talebi", Pazartesi,sayı 41, 1998.
Gülnur Acar-Savran, "Kadınların Emeğini Görünür Kılmak: Marx'tan
Delphy'e Bir Ufuk Taraması", Beden, Emek, Tarih, Kanat Yay., 2004
|
|
3.
ATÖLYE
İşçi Sınıfının
Kompozisyonundan İkinci Kesit
Küçük
Sanayi İşçilerinde
Profil ve
Örgütlenme:
“Ankara Siteler Örneği”
Sunuş: Berkay AYDIN*
Tarih : 22 Nisan 2005 Cuma
Saat : 19:30-21:30
*
Uludağ Üniversitesi, İİBF, Araştırma Görevlisi
|
|
2.
ATÖLYE
Sanayi Üretiminde İşçi Sınıfının Kompozisyonu - II
Taşeron ve Kamu işçileri karşılaştırması: Seydişehir örneği
Sunuş: Özge BERBER
Tarih : 08 Nisan 2005 Cuma
Saat : 19:30-21:30
|
|
1.
ATÖLYE
Sanayi Üretiminde İşçi Sınıfının Kompozisyonu - I
Tekel’in Özelleştirilmesinde Kadınlar İşçiler
Sunuş: Özgün AKDURAN*
Tarih : 01 Nisan 2005 Cuma
Saat : 18:30-20:30
*
İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, Maliye Bölümü, Doktora
öğrencisi
|
|
2004 - SINIF
ÇALIŞMALARI ATÖLYELERİ |
|
| |
5. ATÖLYE
"Ev
Eksenli Üretim Sürecini Örgütleyen Ve Bu Süreçte Yeniden
Örgütlenen Geleneksel İlişkiler: İstanbul, Pendik, Kavakpınar
Örneği"
Sunuş: Ebru Moçoş *
Tarih : 26 Haziran 2004 Cumartesi
Saat : 17:00-20:00
*
Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü – Yüksek Lisans Programı
Öğrencisi
Bu Atölye’de:
Ev eksenli üretim konusu hem
akademik çevreler hem sendikalar tarafından tartışılmaktadır.
Özellikle kadın işgücünün yoğun olarak çalıştığı bu alan hem kadın
emeğinin emek piyasası içindeki konumunu, hem neoliberal ekonomi
politikaları sonucunda hızla enformalleşen/esnekleşen üretim
sürecini ve bu üretim süreci içinde örgütsüzleşen esnek emek
gücünün durumunu anlamak için ele alınması gereken önemli bir alan
haline gelmiştir. Bu sunumda, konu, hem fordizmden postfordizme
geçiş sürecinde emek piyasalarından yaşanan dönüşüm ve bunun bir
sonucu olarak ev eksenli üretimin yaygınlaşması, hem de hızla
yaygınlaşan ev eksenli üretimde özellikle kadın işgücünün
çalışmasının sosyo-kültürel, ekonomik nedenleri ekseninde ele
alınacaktır. İkinci bölümde ise Pendik/Kavakpınar örneğinden elde
edilen veriler değerlendirilecektir: Kadınları ev eksenli üretim
sürecine dahil eden koşullar, ev eksenli çalışmanın seçilmek
zorunda oluşunun nedenleri nelerdir? Ev eksenli üretim süreci hane
içi işbölümünü, kadının günlük hayatını, ilişkilerini, toplumsal
rol ve konumunu nasıl etkilemiştir? Ev eksenli üretim kadınlar
arasında hangi ilişki dinamiklerini ortaya çıkarmıştır? Ev eksenli
üretim süreci kadınların emekleriyle kurdukları ilişkiyi nasıl bir
dönüştürmüştür? Ev eksenli üretimin kadınlar açısından yalnızca
olumsuz sonuçlar değil aynı zamanda sonuçları kadınlar açısından
olumlu olacak potansiyeller de barındırdığını açığa çıkartmaya
çalışmak bu sunumun ve tartışmanın temel amaçlarından biri
olacaktır. Ve tartışmanın bu potansiyellere vurgu yapmasını
önemsiyorum.
Konu hakkında, daha fazla bilgi edinmek isteyen atölye
katılımcılarına tavsiye edilen kaynaklar şunlardır:
1) ERAYDIN, A.- ERENDİL, A. Vd.
(1999), Yeni Üretim Süreçleri Ve Kadın Emeği: Dış Pazara
Açılan Konfeksiyon Sanayinde Yeni Üretim Süreçleri Ve Kadın
İşgücünün Bu Sürece Katılım Biçimleri. TC Başbakanlık Kadın
Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, Ankara.
2) EYÜPOĞLU, A.- ÖZAR,
Ş.-TUFAN-TANRIÖVER, H. (1996), Kentlerde Kadınların İş Yaşamına
Katılım Sorunlarının Sosyo Ekonomik ve Kültürel Boyutları, TC
Başbakanlık Kadın Statüsü ve Sorunları Genel Merkezi Yayınları,
Ankara.
3) KORAY, Meryem (1993),
Çalışma Yaşamında Kadın Gerçekleri, Basisen Eğitim ve Kültür
Yayınları, İstanbul.
4) LORDOĞLU, Kuvvet (1990), Eve
İş Verme Sistemi İçinde Kadın İşgücü Üzerine Bir Alan Araştırması,
Friedrich Ebert Vakfı, İstanbul.
5) MUNCK, Ronaldo (2002), Emeğin
Yeni Dünyası Küresel Mücadele Küresel Dayanışma, Kitap Yayınevi,
İstanbul. |
|
| |
|
|
| |
4. ATÖLYE
“Kadınların
Sosyal Güvenliği”
Sunuş: Fatma Şenden Zırhlı *
Tarih : 29 Mayıs 2004 Cumartesi
Saat : 17:00-20:00
*
Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü - Doktora Programı
Öğrencisi.
Bu Atölye’de:
Sosyal güvenlik kavramı, her
bireyin bugününden ve yarınından emin olabilmesi, yaşamını insan
onuruna yakışır bir şekilde sürdürmesi ve kişiliğini geliştirmesi
için gerekli güvencelere sahip olması anlamına gelir.
Neo-liberalizmin
1970’lerin ortalarından bu yana benimsediği yeni sağ yönelim hem
dünya çapında hem de Türkiye’de sosyal güvenlik haklarının
gerilemesi sonucunu doğurdu. Türkiye’yi de etkisi altına alan
neo-liberal politikalara bağlı olarak sosyal güvenlik kanunu 1999
yılında, iş kanunu ise 2003 yılında değiştirildi. Bu kanun
hükümlerinde meydana gelen yapısal değişiklikler genel olarak
emekçilerin ve özel olarak da kadınların toplumsal koşullarını
olumsuz yönde etkiledi.
Özelleştirme, ekonomik yaşamda
kuralsızlaştırma (deregulation), sendikasızlaştırma, sosyal
güvenlik kuruluşlarının zayıflatılması ve hatta ortadan
kaldırılması, sosyal yardımların kısıtlanması ve kaldırılması,
kadınlara, çocuklara, azınlıklara yönelik sosyal programların
yürürlükten kaldırılması, emeklilik yaşının yükseltilmesi, eğitim
ve sağlık hizmetlerinin güdükleştirilmesi gibi bir bütün oluşturan
bu uygulamalar toplumun çoğunluğunu 18. ve 19. yüzyılın vahşi
kapitalizm ortamına geri götürmektedir.
Sonuç olarak; sosyal güvenlik ve
kadınların sosyal güvenliği alanında insanlığın elde ettiği temel
hakların günümüzde tehlikeye düştüğü, genel olarak çalışanların ve
özel olarak kadınların yaşam kalitesinin hem dünyada hem
Türkiye’de köklü biçimde geriye gitmekte olduğu görülmektedir. Bu
atölyede; kadının konumu
Türkiye’deki sosyal güvenlik
sisteminde değişikliğe uğrayan yasalar çerçevesinde ele
alınacaktır.
Konu hakkında, daha fazla bilgi
edinmek isteyen atölye katılımcılarına tavsiye edilen kaynaklar
şunlardır:
1. Zırhlı, Fatma
Şenden, Sosyal Güvenlik ve Kadın, Minerva Yayınları,
İstanbul, 2000.
2. Zırhlı, Fatma
Şenden, “İş Kanunu Kıskacında Kadın”, Ürün Sosyalist Dergi,
Temmuz-Ağustos 2003, Sayı 14.
3. Arın, Tülay; Ergin,
Berin, “Türkiye’de Sosyal Güvence ve Kadınlar: Yasal Çerçeve ve
Uygulama”, Aydınlanmanın Kadınları, ed. Necla Arat,
Cumhuriyet Kitapları, İstanbul, 1998.
4. Bendason, Ney,
Başlangıcından Günümüze Kadın Hakları, İletişim Yayınları, Cep
Üniversitesi.
5. Kollontai,
Aleksandra, “Kapitalist Büyük Sanayinin Gelişmesi Döneminde Kadın
Emeği”, Toplumsal Gelişmede Kadının Konumu, İnter
Yayınları, İstanbul, 2000.
6. Türk-İş,
Özelleştirme ve Kadın İşçiler Semineri, 5-6 Mayıs 1994,
Türk-İş Genel Merkezi, Türk-İş Yayınları, Ankara, 1994.
7. Hava-İş, Sosyal Güvenlik
Depremi, Neler Kaybettik?, Hava-İş Eğitim Broşürü, İstanbul,
1999. |
|
| |
|
|
| |
3.
ATÖLYE
“Ev
eksenli çalışma ve geleceğe yönelik öngörüler”
Sunuş: Asuman Türkün Erendil *
Tarih : 15 Mayıs 2004 Cumartesi
Saat : 17:00-19:00
*
Bilkent Üniversitesi, Siyaset Bilimi Bölümü, Yrd. Dç –
Ev-Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma Grubu üyesi.
|
|
| |
|
|
| |
2.
ATÖLYE
“Neşeli
Doksanlar”
Yoksulluğu Gizleyen Parlak Vitrin:Yeni Orta Sınıf!
Kültürel Bir Bakış Denemesi
Sunuş: Ali Şimşek
Tarih : 8 Mayıs 2004 Cumartesi
Saat : 17:00-19:00
|
|
| |
|
|
| |
I.
ATÖLYE
Fason Üretim ve Sınıf
İlişkileri
“Bir Örnek: Gedikpaşa’da Ayakkabı
Üretimi”
Sunuş: Berna Güler Müftüoğlu *
Tarih : 24 Nisan 2004 Cumartesi
Saat : 17:00-19:00
*
Yrd.Doç., Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri
İlişkileri Bölümü.
|
|
|
| |
|
[ VAKIF ] [ ALMANAK ] [ TUSAM ] [ TAM ] |
|
|