|
Vakıf | Etkinlikler | Çalışma Grupları | Kitapçı | Yayınlar | Görüşler | Bağlantılar | Arşiv | Mektup |
![]() |
||
|
Eğlence
bitti! Savaş
karşıtı eylemlerdeki karnaval havası bitti. Şimdi yas zamanı.
Eylemler, dünyanın kurulu sistemden memnuniyetsizliğini kayıtlara düştü.
Bu, postmodernitenin sonu. Artık neyin ne olduğu belli!
Türkiye’de sokak kazandı Türkiye’deki
eylemlerin "tezkere" kavramı üzerinden, Türkiye’nin bu
savaşa aktif katılımını engellemek niyetiyle kurulduğu düşünülürse,
evet, bu ülkede sokaklar kazandı. Meclis’in "daha az kötü"
olan savaşa pasif katılımla yetinmesi sağlandı. Türkiye yıllardır
unuttuğu bir şeyi, "tepedekilerin" değil, sokakların dediğinin
olabileceğini yeniden tecrübe etti. Tepedeki savaş yanlısı siyaset
yalnızlaşırken, sokaktaki politika kalabalıklaştı ve bu kez çoğunlukla
birlikte insanlığın biriktirdiği iyilik bilgisinin istediği oldu. Türkiye
sokaklarında yapılan eylemlerin, dünya halklarının durduramadığı
savaşı engellemek anlamında ciddi bir belirleyiciliği olabileceğini
düşünmek biraz hayalcilik olurdu zaten. Ciddiyetin ve yasın vakti Artık enerjik, eğlenceli,
karnavalımsı eylemlerin zamanı geçti. Şimdi yas zamanı. Zira savaşın
efendileri konuşurken, et ve söz, ne yaparsa yapsın cılız kalır. Memnuniyetsizliğin iki cephesi Sokaklar sayesinde
insanlık, sadece savaşa karşı bir cümle kurmakla kalmamış, aynı
zamanda bu savaşı doğuran sisteme duyduğu memnuniyetsizliği dünyanın
bütün caddelerinde, muazzam kalabalıklarla dile getirmiştir. Bu büyük
hikayenin devam edeceği kavşak buradadır. Sistemin bir çıktısı
olarak savaş başlamış olsa bile insanlık artık bir cümleyi sesli
bir biçimde söylemiştir: "Ben memnun değilim!" Bundan böyle dünya
sokaklarında kurulan politikanın iki ana cephesi olacaktır. Birinci
cephe, savaşa ve gelecekteki savaşlara karşı yürümeye, bağırmaya,
konuşmaya, davullarını çalmaya devam edecektir. İkinci cephe bu
denli zahmetsiz değildir. İnsanlık, memnun olmadığı sisteme
alternatif olan yeni bir sistem bulmaya, kurmaya, gündelik hayatı içinde
yeni bir yaşam biçimi bulmaya çalışacaktır. Çünkü dünya
sokakları, kendilerinin ve birbirlerinin duyabileceği seslerle
memnuniyetsizliğini bir kere dile getirmiştir; artık bu sesli cümleyi
hafızadan silmek mümkün değildir. Postmodernitenin sonu artık geldi İsrail tankları savaş karşıtı bir kız çocuğunu ileri geri giderek, soğukkanlılıkla çiğnerken kainatın efendileri, Aydınlanma Çağı’ndan bu yana kabul edilen temel cümleyi de çiğnemiş ve yeni cümlesini kurmuştur:"Artık insan en yüce değer değildir!" Yaşamaya başladığımız, neyin ne olduğunun belli olmadığı postmodern çağın sonudur. Artık neyin ne olduğu bellidir. Bu, insana rağmen kurulmuş bir sistemdir. İnsanlık, sokaklarda durumun farkında olduğunu söylemiştir. Bu, yeni çağın ilk istasyonudur. İnsanlık, sonunda şimdilik pek bir şey görünmeyen büyük tünele girmiştir.
|
||