|
|
Umurunuzda
mı?
Savaşın patladığı gün...
Heyecan içinde Meclis’e koşuyoruz.
Dünyanın beklediği karar çıkacak:
Acaba Türkiye hava sahasını Amerikan uçaklarına
açarak savaşa girecek mi?
Yanımda uluslararası bir haber ajansının
İngiliz muhabiri var. Basın locasından oturumu izliyoruz. İngiliz,
ne konuşulduğunu merak ediyor. Kürsüdeki milletvekilinin sözlerini
tercüme ediyorum:
"Karnın yardım kazma ilen, bel
ilen/
Yüzün yırttım tırmığınen, el
ilen"
İngiliz hayretle, "Türkiye savaşa
girmiş mi yani" diye soruyor.
"Yok", diyorum; "Karnı yarılan,
adam değil, toprak. Bu, Aşık Veysel’in bir şiiri. Bugün 30. ölüm
yıldönümü de... Meclis onu anıyor".
İlk mebus, konuşmasının sonunda
dayanamayıp kendi şiirini okuyor.
Ardından ikinci konuşmacı çıkıyor. O
da "Dünya Şiir Günü" münasebetiyle uzun bir söylev attırıyor.
Sonra üçüncü milletvekili,
Kahramanmaraş’a Çin’den çelik mutfak malzemesi ithaline son
verilmesini istiyor.
Artık tercüme etmiyorum.
Yarım saatin sonunda konuşulan konu şu:
"Ergene Nehri’ndeki kirliliğin araştırılması
için kurulan Meclis komisyonuna verilen sürenin uzatılması..."
Bir CHP milletvekili, defterinin arasına
sakladığı "Savaşa hayır" yazılı kağıdı gizlice basın
mensuplarına gösteriyor.
(Sınıf) Başkan(ı), "Arkadaşlar görmüyorum
sanmayın" diye kızıyor.
Nihayet söz savaşa geliyor. Gizli
oturuma geçileceğinden gazetecileri dışarı çıkarıyorlar. İngilizle
çıkarken "Asıl ilk yarım saatlik rezalet gizli olmalı, kalan bölüm
halka açık tutulmalıydı" diye düşünüyorum.
Az sonra dünya ajansları, savaşa
girecek bir ülkenin Meclis’inden ilk konuşmaları geçiyor:
"Gene beni karşıladı gül ilen /
Benim sadık yarim kara topraktır".
***
"Vekil" böyle de
"millet" nasıl dersiniz?
Savaşın patladığı gece herkes ekrana
yapışmış durumdaydı.
Ne için?
Beşiktaş - Lazio maçını izlemek için...
Savaşın başladığı 20 Mart 2003 Perşembe
gecesinin reyting sonuçları, insanlığın durumunu belgeliyor
adeta...
Gelir ve eğitim düzeyi yüksek AB
grubunda "en çok izlenen 100 program" listesi:
Açık olan her 3 televizyondan birinde maç
var.
Listenin ikinci sırasında Zerda
dizisi...
Üçüncü sırada bir başka yerli dizi:
Hayat Bilgisi...
Savaşın tartışıldığı Siyaset
Meydanı mı?
33. sırada...
***
Amerika’nın en büyük müttefiki bu işte:
İnsanı çileden çıkaran bu umursamazlık...
duyarsızlık... adamsendecilik... banadokunmayanyılanbinyaşasıncılık...
baltutanparmağınıyalarcılık... savaşabendekarşıyımamaadamnasılolsavuracakbaribizdenasiplenelimcilik...
stratejikaçıdanTürkiyebusavaşındışındakalmamalıcılık,
ehmadembaşladıartıkbariçabucakolupbitsindeişimizebakalımcılık...
İşte çok bilmiş yorumcular, sivil savaşçılar,
pasif alkışçılar, milliyetçi Amerikancılar, hırslı borsacılar...
haftalardır kışkırttığınız, istediğiniz, beklediğiniz savaş
ekranınızda...
Yaslanın arkanıza...
Maçlarla diziler arasında zaplarken
arada savaşınıza da göz atın...
Görün, o günlerdir övgüler düzdüğünüz
bombalar nerelere düşüyor, yolunu gözlediğiniz savaş kimleri
vuruyor.
Çaresiz bir halkın petrol uğruna boğazlanışını
izleyin.
Patlatın mısırları... açın biraları...
yakın kınaları!..
Bağdat’a bakın... eserinizle övünün!..
|
|